Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabımda paylaştığım bir fotoğrafın altına biri alaycı bir dille, küçümser bir üslupla “Çingenemi siniz?!” diye yazmış. Aslında bu cümlenin beni kırmasından çok, toplum olarak hâlâ hangi noktada olduğumuzu göstermesi üzdü beni.
Çingeneler… Diğer bilinen adlarıyla Romanlar…
Onlar da insan değil mi?
Bu memleketin birer evladı değil mi?
Bu topraklarda nefes alan herkes gibi aynı güneşi, aynı yağmuru, aynı umudu paylaşmıyorlar mı?
Bir insanın kimliğini, kökenini, rengini, mezhebini ya da kültürünü hedef alarak aşağılamak hangi vicdanın kabul edebileceği bir şeydir? Biz hangi ara insanı insan yapan değerleri rafa kaldırdık da, etiketlerle birbirimizi yargılar hale geldik?
Bu ülkede asırlardır bir arada yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar, Romanlar, Aleviler, Sünniler, Yörükler…
Hepsi bu coğrafyanın rengi, dokusu, zenginliği değil mi?
Bu çeşitlilik bize yük değil; aksine bizi biz yapan en büyük mirastır.
Ben o yorumu görünce bir kez daha anladım ki mesele “kime ne dediğimiz” değil, hangi kalple söylediğimizdir. Çünkü dünyada aslında sadece iki çeşit insan vardır:
İyiler ve kötüler.
Gerisi teferruattır.
Bir insanın hangi ırktan olduğu, hangi memlekette doğduğu, hangi inançtan geldiği, hangi dilde konuştuğu; karakterinin yanında bir zerre bile değildir. İyi bir insan olmak için kimlik kartına değil, vicdana ihtiyaç vardır.
Roman olmak ayıp değil.
Kürt olmak, Arap olmak ayıp değil.
Alevi olmak, Sünni olmak ayıp değil.
Ayıp olan, insanı ait olduğu kimlikle aşağılamaktır.
Benim fotoğrafımın altına yazılan o cümle, belki bir kişiye aittir ama arkasında koca bir toplumsal yarayı taşıyor.
Ve bu yarayı iyileştirecek olan yine bizleriz.
Gelin birbirimizi ötekileştirmek yerine anlamayı, hor görmek yerine sevmeyi, aşağılamak yerine saygı duymayı öğrenelim.
Aynı şehirde, aynı ülkede, aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz. Birbirimizi kırarak değil, kucaklayarak var olabiliriz.
Kim olursanız olun, nereden gelirseniz gelin…
Her insanın değeri vardır.
Ve hiç kimse, kimliği üzerinden küçümsenme hakkına sahip değildir.
Unutmayalım:
İnsanı insan yapan soyadı değil, vicdanıdır.


