Yediemin Mezarlığı!
Tarsus’un bazı bölgelerinde göze çarpan manzara içler acısı…
Bir dönem trafiğin içinde cıvıl cıvıl gezen araçlar, şimdi pas tutmuş birer metal yığınına dönüşmüş durumda.
Yediemin depoları, artık birer araç ve motosiklet mezarlığına dönmüş halde!
Trafik uygulamalarında çeşitli nedenlerle bağlanarak yediemin depolarına çekilen otomobiller, kamyonlar, tırlar, motosikletler ve diğer taşıtlar, adeta kaderine terk ediliyor. Üstü açık depolarda, yazın kavurucu güneşine, kışın yağmur ve çamuruna maruz kalan bu araçlar kısa sürede tanınmaz hale geliyor.
Lastikler çatlamış, kaportalar paslanmış, iç döşemeler çürümüş…
Bazı araçların camları kırılmış, boyaları solmuş.
Bir zamanların göz bebeği vasıtalar şimdi sessiz bir mezarlığın cansız sakinleri gibi.
Oysa bu depolar “emanetçi” sıfatıyla çalışıyor. Günlük ücret alıyorlar, çekici ücretleri ödeniyor, fakat emanet edilen malın korunması gerekmiyor mu?
Vatandaş, tüm işlemlerini tamamlayıp aracını geri almak istediğinde, hurda haline gelmiş bir vasıtayla karşılaşıyor.
Bu mudur adalet? Bu mudur emanet anlayışı?
Eğer yediemin depoları bu işten para kazanıyorsa, o halde bir kapalı park sistemi oluşturmak zorundalar.
Devletin, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların bu konuda artık ciddi bir düzenleme yapması gerekiyor.
Çünkü burada hem vatandaşın hakkı hem de kamu vicdanı söz konusu.
Hadi bazı araçlar trafikten men edildi, onlar için durum farklı olabilir.
Ama cezaları ödenmiş, evrakları tamamlanmış, teslim edilecek hale gelmiş vasıtalar neden çürümeye terk ediliyor?
Bir gün o araçların sahipleri gelip almaya kalktığında, elinde sadece hurda kalıyor.
Bu hem maddi kayıp, hem de devlete ve kurallara olan güveni sarsan bir tablo.
Artık şu sorunun cevabı net olarak verilmelidir:
“Emanet, emanete yakışır şekilde korunacak mı, yoksa çürümeye terk mi edilecek?”
Yediemin depoları birer mezarlık olmaktan çıkmalı,
Gerçek anlamda emanet parkı haline gelmelidir.
Çünkü oradaki her araç, bir vatandaşın alın teridir, emeğidir, yıllarca kazandığı birikimidir.
Emanet, emanete ihanet edilmeden korunmalıdır.


